TOPLUM VE KÜLTÜR SORUNU OLARAK BESLENME
Kainatın parçası olan canlılar, yaşadıkları sürece yoktan bir şey var etmeden, bulundukları ortamdan bazı temel maddeleri alır, bunlarla hem enerji, hem de büyüme ve üremelerini sağlarlar. Kainat deposunda ödünç aldıkları bu maddeleri, <can> taşıdıkları için kendilerine tanınan ödünç alma hakkı sona erince, depoya geri verirler. Bir başka deyişle, hayatın durmasıyla aldıkları ve biriktirdiklerini kainata geri vererek kendileri de öteki canlılara temel madde oluştururlar. Bitkiler ve bakteriler bu sürekli alışverişin aracadırlar. Kitab-ı Mukaddes’te, Cennetten çıkarılan Hz. Adem’e, <toprağa dönünceye kadar, alnının teriyle ekmek yiyeceksin. Çünkü ondan (topraktan) alındın; çünkü topraksın ve toprağa döneceksin> denmektedir. Kuran-ı Kerim’de sık sık, Allah’ın gökten indirdiği yağmurlarla, cansız gibi görünen bitkiler belirdiği ve bunları yiyen hayvanların da insana yiyecek olduğu, insanın öz yapısının tekrar Allah’a döneceği ve bedeninin kalkış gününe kadar toprağa karışacağı hatırlatılmaktadır. Beslenme, insanın başta gelen ve içgüdü şeklinde benliğine kazınmış bir ihtiyacıdır. Halkımız <Allah insanı açlıkla terbiye etmesin> diye dua eder. Eski bir deyim daha vardır; kendi soran ve cevaplayan bir deyimdir bu. <aslanları tilkileştiren, benliğini değiştiren nedir? İhtiyaçtır, ihtiyaçtır, ihtiyaç.>

Yorum Yapin